TR
EN
Su Gibi
Giriş
Kozmolojiyi Okumak
Kozmoloji
Yürütücü: Merve Bedir ve Duygu Cihanger Ribeiro
Sulak Alanlar
Su Gibi
Sümüklü Deniz Seferleri
İstanbul Kıyı Çizgisi Atlası
Spekülatif Kurgular

Su, kaynak ve enerjinin kimyasal bir soyutlaması olarak kavranmadan önce “bakım ile arzuya dair ilişkileri” yaratır ve somutlaştırır. Belirli bir formu olmayan ancak yaşamın şekillendirilmesinde hayati önem taşıyan su, sızıntı ve çatlaklarını bularak toplumsal ve ekolojik tarihin katmanlarını açığa çıkarır.

Bu grupta, suyu bedenlere, kolektif pratiklere, ortak mekânlara, gündelik hayata derinden bağlı heterojen bir fail olarak ele aldık; suyun toplumsal ve ekolojik katmanlarını keşfetmeye çalıştık. Yönetim ve kontrol ile müşterek ve müzakere diyalektiğinde, suyun bireysel ve kolektif bellekteki yerinin, fiziksel çevredeki kanıtlarının, bilinen tanımlarının izini sürdük; aşikâr anlamlarını ve örtük mekânsal dinamiklerini araştırdık.

Araştırma kurgusunda Anna Tsing’in insan-ötesi antropoloji yaklaşımı, Masao Adachi’nin peyzaj kuramı ve Gökçe Günel ile Chika Watanabe’nin patchwork (çok parçalı) etnografi yönteminden yararlandık. Su(lar) ile/yoluyla ilişkilenen varlıkların bakım, onarım, yıkım, yaratım faaliyetlerini takip ettik. Ölçü ve ölçek anlayışlarını sorguladık, bunların arasında çalışmayı benimsedik, farklı bilgi, görgü ve deneyimler getiren rehberlerin kılavuzluğunda yol aldık. İlgili sözlükleri, ansiklopedileri araştırdık; romanlara, şiirlere, mitolojilere daldık. Anadolu’nun dillerine, ağızlarına açık olmaya niyetlendik.

Çevrimiçi ve fiziksel olarak yürüttüğümüz çalışmaları düzensiz aralıklarla bir yıl boyunca sürdürdük. Çalışmalar için bazılarımız seyahat etti, bazılarımız yerinde kaldı. Bu seyahatlerde İstanbul’da Salt Beyoğlu ve çevresinde, Ankara’da ODTÜ Kampüsü ve Eymir Gölü civarında daha detaylı çalıştık. 8-18 Mart arasında Salt’ın Beyoğlu binasında yaptıklarımızı gerçek zamanlı kaydederek araştırma ofisine gelenlerin ilgisine sunduk. O günlerde bazılarımız “su gibi” oldu; Cihangir’e, Vezneciler’e aktı. ODTÜ’de yapmayı planladığımız çalışmaları, kampüste demokrasi ve haklara yoğunlaşan açık dersler ile forumların ardından 3 Mayıs’ta gerçekleştirdik.

Salt Beyoğlu’nda suyun kontrolünü tüm yönleriyle anlamak istedik. Suyun binaya girdiği, depolandığı, dolaştırıldığı, gözlemlenip kontrol edildiği tasarlanmış altyapı sistemlerini; binadaki nem oranının ölçüm ve analizinin yapıldığı, buna göre yönetim sistemlerinin işleyişinin test edildiği bilgi işlem süreçlerini takip ettik. Bu süreçleri fotoğraf, fotogrametri, yerinde işaretleme, nem ölçümü ve görüntüleme cihazları aracılığıyla belgeledik.

Katılımcılar su ile ilişkilenen kavramları beraberlerinde getirdiler. Anılar, gündelik hayat, yerin bilgisi, gelenekler, kolektif bilgi kadar sözlük ve ansiklopedilerden, roman ve seyahat günlüklerinden, katılımcıların araştırmalarından yararlandık. Kavramları derledik, üzerine konuşup tartıştık, bir araya geldiklerinde neler söylediklerine dair izlekler oluşturduk. Bu kavramların bir kısmını kumaşlara işledik. Dikiş, teyelleme, yamalama, birlikte çalışma ve düşünme yöntemi olarak yaptığımız farklı şeyleri bir araya getirdi.

Araştırma ofisine gelenlerle yaptığımız paylaşımlara, Mehmet Kentel’in Beyoğlu’nun “ıslak” tarihini1 ve Paulo Tavares’in Amazon ormanlarının gök nehirlerini, ritüellerini, akışkan pedagojilerini2 aktardığı sunumlar eşlik etti. Ankara’da ise Emre Alp, kırdan kente, gölden kampüse suyun nasıl yolunu bulduğunu anlattı. Su depolarına, kuyularına indik; çıktığımızda kendimizi kampüsün derelerinde, havuz ve çeşmelerinde bulduk.

Ankara’da ODTÜ Şehir ve Bölge Planlama Bölümü öğrencileri ile İstanbul’daki katılımcılar buluştu. “ODTÜ’nün suyu nereden geliyor?” sorusuyla başladığımız süreçte, Ankara’nın Eymir-Mogan su havzasını, kampüse su sağlayan kuyu ve depoları gördük; orada yıllardır çalışan görevlilerle suyun klorlanmasından basınç yastığına türlü meseleyi konuştuk. Kampüste cılız dereleri, akmayan çeşmeleri ve havuzları gezdik. Bu, kampüse su taşıma işi, suyun kamusallığı ve kamusal mekânla ilişkisi, kır-kent sürekliliği üzerine düşünerek ortak ve ölçeksiz bir harita üretmemizi sağladı. İstanbul’da başladığımız kumaşa, Ankara’da su coğrafyalarını nakşederek devam ettik. Ankara çalışması, suyun kent çeperindeki kontrollü/yarı kontrollü hâlini anlamamızı mümkün kıldı.

Yazın, topladığımız kavramlar ile tanımları, bunları paylaşan/ortaya çıkaran kişilerin adını anarak bir araya getirmeye başladık. Kavramların niteliğini ve kaynak algısını sorguladık. Her bir kavramın anlamsal karşılığı ile birlikte derlediğimiz kozmolojide yer alıp alamayacağını öznellik anlayışı etrafında tartıştık. Bu süreçte oluşan editöryel alt grup tüm kavramları, karşılıkları ve temsili için önerilen multimedya materyal ile birlikte gözden geçirdi. Katılımcıların gözlem ve deneyimlerini, belleğimizde birikenleri, kavramların çağırdıklarını, çizim, görsel, ses ve videoları ortak bir klasörde derledik. Böylece bir su kozmolojisi oluşturmaya başladık. Kavramların anlamını şekillendiren koşulları ve koşullanmaları, sorularımızı ve sorunsallaştırmalarımızı tartıştık; bizi heyecanlandıran yolları, yöntemleri konuştuk. Kent, sosyoloji, sanat, tasarım gibi çeşitli işlerle meşgul kişiler olarak kelimelerle uğraşmanın getireceği kısıtları kabul ettik. Amacımız içe dönük, düzenli, sıralı bir sözlük ya da etimolojik çalışma yapmak değil; suyun yarattığı bedensel ve anlamsal dünyaları tüm karmaşıklığıyla anlamaya, hissetmeye ve göstermeye yönelik bir girişimde bulunmak. Burada tekrar teyelleme ve yamalama yöntemlerini hatırlamak isteriz.

Suyun ilişkiselliğini temel aldığımız, suyla hâkim dünya görüşlerinin dışında ilgilenenlerin kullandığı kavramlardan yola çıktığımız çalışma, suyun ana faile dönüştüğü, tüm kavramların su etrafında bir araya geldiği bir kozmolojiye evrildi. Suyun değişken ve ilişkisel failliğini anlama amacı, “su yapıları/taşıyıcıları”, “su sözleri/deyişleri/eylemleri”, “su coğrafyaları”, “su hâlleri”, “su müşterekleri”, “suyun insanlaştırılması” ve “su belleği/zamanları” düğüm-kavramlarında somutlaştı. Bu düğüm-kavramlar, bir anlam hiyerarşisi oluşturmak değil; kavramların birbirine nasıl bağlandığını, iç içe geçmiş anlamları, örüntüleri takip edebilmek ihtiyacından doğdu.3

Merve Bedir ve Duygu Cihanger Ribeiro tarafından başlatılan “Su Gibi”, katılımcıların fikirleriyle çoğaldı; Türkan Oya Ekmekci, Elif Hant ve Merve Yücel’in editöryel emeğiyle harmanlandı. Çalışmamız suyu yeniden tanımlama çabasından ziyade bir su bilgisi üretme çabası olabilir; bu anlamda su yönetimi yerine suyla yaşama bilgileri üretimine, suyun hafızasına dair bir altyapı oluşturabilir. Kumaş ve nakışla yaptığımız çalışma, bilmenin sadece akılla değil; bedenle/duyularla, algıyla, sezgiyle, duygularla işleyerek inceltmek ve derinleştirmekle, birlikte olmak ve birlikte yapmakla doğrudan ilişkili olduğuna kanıttır. Bu sürecin yavaş ilerlediğini ve çok yönlü olduğunu vurgulamak isteriz. Hızlandığımız her aşamada atlamış, kaçırmış, göz ardı etmiş olabileceğimiz ilmekler olduğunu fark edip geri döndük, gözden geçirip değiştirerek devam etmeye çalıştık; yine de hatalarımızı, kaçırdığımız ilmekleri düzenlemek, devam eden çalışmanın ihtiyacı olacaktır. Bu kozmoloji, dilin üretimine, kullanımına, çeviriye yönelik çalışmalara evrilebileceği gibi (yeni) katılımcıların getirdiği “su hikâyeleri” üzerinden farklı coğrafi, kültürel ve tarihsel boyutlara da açılabilir. Suyun korunması, adil kullanımı ve dağıtımı için geliştirilen yollara, yöntemlere, stratejilere dair bilmemiz gerekenleri sözcükleri çağırarak hatırlamak isteriz. Dolayısıyla bu çalışmayla, su planlaması ve yönetimi üzerine çalışan kurumların ilgisini çekmeyi umarız. Yaptığımız işi kültür ve tasarım kurumlarının su tüketimlerini gündeme getirecek tartışma ve araştırmalar için kullanmak isteriz.

***

Editöryel Grup: Merve Bedir, Duygu Cihanger Ribeiro, Türkan Oya Ekmekci, Elif Hant, Merve Yücel
Katılımcılar: Sevgi Aka, Özgür Atlagan, Ayşenaz Ayral, Ahmet Haktan Canpolat, Esra Çelikoğlu, Samet Çetak, Murat Çetinkaya, Berfin Sinem Demir, Cemal Anıl Doğan, Türkan Oya Ekmekci, Yadigar Esin Esen, Elif Hant, Sithu Hlaing, Özge Naz Kamiş, Tomiris Kemelova, Doğa Kısa, Elmira Shafiei Matanagh, Leyla Novrouzova, Esma Şanda, Selen Oğuz, Zeynep Deniz Ögdül, Muhammed İkbal Öztekin, Öner Taylan Öztürk, Esra Nur Peker, Başak Pınar, Yağmur Söker, Eren Yaman, Hülya Yavaş, Emina Azra Yılmaz, Asya Yiğit

Bu kozmoloji çalışması açık uçludur ve katılımcıların katkılarıyla geliştirilmesi amaçlanır. Araştırma grubuna katılmak, öneride veya katkıda bulunmak isteyenler forum@saltonline.org adresine e-posta gönderebilir.

1 Mehmet Kentel ile Merve Bedir’in 7 Mart 2025’te Salt Beyoğlu’nda gerçekleştirdiği “Beyoğlu ve Çevresinin Islak Tarihi” başlıklı söyleşinin kaydı Salt’ın YouTube kanalından izlenebilir. Erişim tarihi: 27.04.2026, www.youtube.com.
2 Paulo Tavares, Merve Bedir ile Merve Yücel’in 17 Eylül 2025’te Salt Galata’da gerçekleştirdiği “Doğanın Failliği, Altyapı Olarak Doğa” başlıklı söyleşinin kaydı Salt’ın YouTube kanalından izlenebilir. Erişim tarihi: 18.06.2026, www.youtube.com.