TR
EN
Sulak Alanlar
Su Gibi
Sümüklü Deniz Seferleri
İstanbul Kıyı Çizgisi Atlası
Spekülatif Kurgular
Trapa natans
Eda Şarman

“Yüzen tuzak” anlamına gelen ve “su kestanesi” olarak bilinen Trapa natans, âdeta bir tuzak biçimindedir ve Hudson Nehri için bir tür tuzağa dönüşmüştür. Kökeni Asya’ya dayanan Trapa natans, bu coğrafyada sulu iç yapısı ve lezzetiyle bilinse de, 1800’lerden itibaren Amerika Birleşik Devletleri’nde istilacı bir tür hâline gelir. Tahminen Asya’dan Avrupa’ya uzanan bir yolculuğun ardından okyanusu aşan bu tür, 1870’lerde Harvard Üniversitesi’ndeki Botanik Bahçesi’nin sularına girer. Yüz yılı aşkın süredir Hudson Nehri’nin gelgitleriyle birlikte hareket hâlindedir; tıpkı benim de trenle, gelgitli nehir boyunca ilerleyerek Hudson’un haliçlerine, New York’un kuzeyine doğru yol almam gibi.

New York City’den kuzeye yolculuk, her geçen dakika daha yeşil ve daha gür hâle gelen bir seyir demekti. Ancak her istasyon, nehrin doğal ekosistemine bir müdahale anlamına geliyordu. Sulu yeşillik, betonla—kentleşmenin tuzaklarıyla—bölünmüştü. Nehre ulaşmak için, durduğumuz her istasyonda olabildiğince uzağa gitmeye çalıştım, ama yine de tren rayları beni nehirden ayırıyordu. “Demiryolu raylarını geçmeyin” yazılı bir tabelanın üzerinden tırmandığımda suyun dolaşımıyla şekillenmiş bir manzarayla, ağaçlar ve su bitkileriyle kaplı adacıklarla karşılaştım. Birkaç dakika sonra, çekilme vaktinde orada olduğumu fark ettim. Nehir yatağı giderek daha çok açığa çıkıyor; bir yığın Trapa natans tohumunu da görünür kılıyordu. Bu siyah ve dikenli tohumlar, gelgitlerle yol almaya elverişliydi; tutunabilecekleri her şeye tutunup yerleştikleri yerde yeniden başlamaya hazırdılar.

Nehir boyunca yol almak, nehirle birlikte yol almak: Peyzaj hem ulaşım hem de uyumlanma yoluyla sürekli biçimleniyor ve değişiyor. Trapa natans’ın nasıl da yayılıp yerli bitkileri ortadan kaldırdığını öğrendikten sonra, “doğal olan nedir?” sorusu üzerine düşünmek kaçınılmaz hâle geliyor.

Hudson Nehri boyunca uzanan tren rayları ve suda yol alan Trapa natans (Fotoğraf: Eda Şarman)