TR
EN
Sulak Alanlar
Su Gibi
Sümüklü Deniz Seferleri
İstanbul Kıyı Çizgisi Atlası
Spekülatif Kurgular
Project MAR
Elif Koparal

Savaş sonrası dönemde gerek Avrupa gerek başka bölgelerde hızla yaygınlaşan drenaj ve arazi “ıslahı” uygulamalarının yol açtığı bataklık, turbalık ve sulak alan kaybı nedeniyle 1961 yılında, Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN)—Ekoloji Komisyonu, Uluslararası Kuşları Koruma Konseyi (ICBP) ve Uluslararası Su Kuşları Araştırma Bürosu (IWRB) ile birlikte—ılıman kuşaktaki sulak alanların korunması ve idaresine yönelik “Project MAR” adlı bir program geliştirdi. 1961’de programın ana hatları oluşturulduktan sonra 1962’de ilk resmî adımlar atıldı. ICBP ve IWRB ile ortak yürütülen çalışmalar; ekoloji, kuşlar ve sulak alanları kapsayan kritik bir üçlü oluşturdu.

Projenin başlıca hedefleri şunlardı: (1) Bataklıklar ve sulak alanların günümüz toplumları için önemine dair kapsamlı bir bildiri hazırlamak ve bu bildiriyi en geniş biçimde duyurmak; (2) sulak alanları doğru bir yönetimle yaban hayatına uygun biçimde koruma ve iyileştirmeye, zayıfladıklarında onarmaya ve insan yapımı su habitatlarını yaban hayatı için kullanışlı hâle getirmeye yönelik tüm önemli verileri derlemek ve bu bilgileri, sulak alanların korunması için harekete geçebilecek herkesin erişimine sunmak; (3) Avrupa ile Kuzeybatı Afrika’daki uluslararası öneme sahip tüm bataklıklar, turbalıklar ve diğer sulak alanların envanterini çıkarmak ve tasnifini yapmak; (4) uluslararası öneme sahip bataklık, turbalık ve diğer sulak alanlarda rezervlerin kurulması için teknik destek sağlamak.1

Proje, sulak alanlara dair algıyı kökten değiştirdi. Yüzyıllardır kirli ya da verimsiz alanlar olarak görülen bataklıklar ve turbalıklar, bu projeyle birlikte hem ekosistemlerin kritik unsurları hem de göçmen kuşlar, hidroloji ve taşkın kontrolü için hayati öneme sahip alanlar olarak anlaşılmaya başlandı. Dönüm noktası niteliğindeki proje, 1971’de imzalanan Ramsar Sözleşmesi’ne2 zemin hazırladı ve arazi “ıslahı” fikrinden ekosistemsel değere doğru kavramsal bir dönüşüme işaret etti.

Project MAR, sulak alanları koruma kadar doğru yönetimi de gerektiren dinamik sistemler ve sosyo-ekolojik mekânlar olarak ele alan erken bir ekosistem temelli yaklaşımı yansıtır. Bugün de güncelliğini koruyan sosyo-ekolojik yaklaşımlar ile peyzaj ekolojisi ve çevresel yönetişim gibi kritik alanlarla bağlantı kurar.

1 International Union for Conservation of Nature, “Introductory Statement”, IUCN Bulletin, New Series, Sayı: 3, Nisan–Haziran 1962, s. 1.
2 Bkz. “Ramsar Sözleşmesi”.