TR
EN
Spekülatif Kurgular
Giriş
Hikâyeler
Film
Yürütücü: Ezgi Hamzaçebi
Sulak Alanlar
Su Gibi
Sümüklü Deniz Seferleri
İstanbul Kıyı Çizgisi Atlası
Spekülatif Kurgular

Su Etrafında projesi kapsamında “Spekülatif Kurgular” araştırma grubunu yürütmek benim için bildiğim sular ile bilmediğim suların eşiğinde yüzmek gibiydi.

Spekülatif kurgu, akademik araştırmalarım kapsamında daha donanımlı olduğum bir alandı, ama hem su odaklı araştırmalar benim için nispeten yeniydi hem de bambaşka disiplinlerden gelen katılımcılar ile akademi dışında bir alanda atölye yürütme deneyimim azdı.

12 kişilik olmasını planladığımız araştırma grubuma 45 kişi başvurdu ve ben başvuru sırasında cevaplanmasını istediğim soruların hepsini yanıtlayan 35 kişiyi araştırma sürecine dâhil etmeye karar verdim. Başvuran herkesin hem kişisel ilgi alanlarından hem de kayıt için sorduğum sorulara verdikleri yanıtlardan çok etkilenmiştim. Herkesin bu araştırmaya farklı bir bakış açısı getireceğine inanıyordum. Tam da araştırma grubunun adına yakışır bir şekilde, mümkün olduğunca farklı bakış açısını ve konumlu bilgiyi kapsayacak bir alan yaratabilmenin önemine inanıyordum. Öyle de oldu. “Spekülatif Kurgular”ın hamurunu hep birlikte yoğurduk.

Proje koordinatörlerimiz 35 kişilik bir atölye yürütmenin çeşitli riskleri olabileceği hususunda beni uyardılar ama araştırma süreci ile ilgili hemen hemen her şeyi benim inisiyatifime bıraktılar. Bir yandan da, 35 kişinin zaman içinde daha makul sayılara zaten kendiliğinden ineceğini öngörüyorlardı. Dedikleri gibi oldu. Hangi aşamada kimlerin gittiğinin, hangi atölyeye kaç kişinin geldiğinin kaydını tutamadım ama su aktı yolunu buldu. Sürecin sonuna kadar emek veren 13 kişi kaldı.

Mart’tan Aralık’a kadar sürecek bu araştırmayı tasarlarken akademik reflekslerim devreye girdi hemen ve (şimdi oldukça kontrolcü ve garantici bir arzuyla yaptığımı fark ettiğim) yoğun bir program çıkardım. Araştırma sürecine ilişkin yazdığım bu ilk dosyaya dönüp baktığımda, taslak programdaki hemen hemen her şeyi gerçekleştirdiğimize hâlâ inanamıyorum (22 Mart Dünya Su Günü Paneli, 19 Mart süreci nedeniyle yapılamadı. Salt yapıyoruz deseydi, eminim bizim gruptaki çoğu kişi orada olurdu 🤓 İlyas Odman’ın Yolluk performansına ben kişisel sebeplerden ötürü gidemedim ama gruptan birkaç kişi gitti, o yüzden bu etkinlik yapılamadı sayılmaz 😅).

Programa katılımcıların önerileri ile başka buluşma ve atölyeler de eklendi. WhatsApp grubumuz, temamız ile ilişkili etkinlik önerileriyle doldu taştı. Her zaman hepimiz katılamasak da, grup içinde farklı kombinasyonlarla ikili, üçlü, dörtlü bağlar kuruldu.

“Spekülatif Kurgular”ın, su odağında akademik ve sanatsal bir araştırma sürecinden çok daha fazlası olduğunu düşünüyorum. Bu grubun kâğıt üzerinde yürütücüsü ben olsam da, ortak bir meraka zamanının önemli bir kısmını ayırıp emek veren, her buluşmada becerisini, bilgisini, deneyimini sakınmasızca birbiriyle paylaşan, birbirine alan açan, birbirinden öğrenmeye gönüllü arkadaşlarım ile birlikte yürüttük bu süreci. Onların özverisi, merakı, iştahı olmasaydı benim tasarladıklarımın hiçbir anlamı olmazdı. Her birine çok teşekkür ediyorum.

11 Mart Salı
İlk Buluşma

İlk buluşmamız, herkesin kısaca kendini tanıtması ve benim spekülatif kurgu meselesine nasıl yaklaştığıma ilişkin aktarımım ile başladı. Katılımcılardan bu buluşmaya gelirken yanlarında suyla ilişkili bir görsel/nesne ve bir metin/alıntı getirmelerini istemiştim. Getirdikleri malzemeleri masanın üzerine yaydık. Bir de buluşma öncesinde Duygular Sözlüğü’nden1 35 sözcük belirlemiştim. Bunlardan bazıları Türkçe, bazıları da başka dillerdeki duygu sözcükleriydi. Katılımcılara bu sözcükleri dağıtıp herkesten başkasının getirdiği bir görsel ve metni almasını istedim. Herkes bir köşeye çekilip kendisine düşen duygu sözcüğünün, masadan aldığı metnin ve görselin çağrıştırdıklarını yarım saat boyunca serbest stil yazdı. Ayrıca ellerindeki duygu sözcüğü Türkçe olanlar, o sözcüğün tanımından yola çıkarak var olmayan bir dilde bir sözcük uyduracak; duygu sözcüğü başka bir dilde olanlar ise ona Türkçe bir karşılık bulacaklardı. Bu yarım saatlik süreçten sonra katılımcıları ikili gruplara ayırdım. Yarım saat kadar, birbirlerine ellerindeki görsel ve metinleri gösterip kendi çağrışımlarını anlatmalarını istedim. Bu ikili çalışmadan sonra herkes tekrar bir araya gelip geniş gruba ikili sohbetlerinde öne çıkan konuları aktardı ve Salt Beyoğlu’nun giriş katında, grubumuza ayrılan alandaki devasa kara tahtalarımıza sözlükten aldığımız duygu sözcükleri ile katılımcıların bunlar için uydurdukları karşılıklarını yazdık. Katılımcılardan, bu buluşmada yazdıklarını ortak klasörümüze yüklemelerini istedim. Kimi atölyede yazdığı hâliyle, kimi ise biraz üzerinde çalışarak bu metinleri ortak klasörümüze yükledi.

Ben 35 kişiyle böyle bir atölyenin nasıl yapılacağına dair tedirginlik içindeyken, özellikle ikili diyaloglarda katılımcıların yaşadıklarını ifade ettikleri “büyülü” anlar beni çok heyecanlandırdı. Duygu sözcüklerini rastgele dağıtıp ikili grupları da rastgele oluşturmuştum. Ancak bazı ikililerin birbirlerinin getirdiği görsel veya metni aldığı ortaya çıktı; bazı gruplarda ise kendilerine düşen duygu sözcükleri çok ilişkiliydi veya çağrışımlarla yazdıkları ortak bir duygulanıma sahipti. Bu tevafukvari deneyim herkesi çok etkilemiş görünüyordu. Üç saat sürmesini planladığımız buluşma, dört saat sonra, Salt Beyoğlu’nun artık kapatılması gerektiği için sona erdi ama herkes birkaç saat daha kalmaya niyetli gibiydi.

12 Mart Çarşamba
İsmail Gezgin, “Mitolojiden Felsefeye, Arkeolojiden Uygarlığa Suyun Öyküsü”

Arkeolog, yazar ve akademisyen İsmail Gezgin ile gerçekleştirdiğimiz, “suyun iktidarından iktidarın suyuna” uzanan bu konuşma,2 eleştirel bir yöntem olarak spekülatif kurguyu benimseyen araştırma için tarihsel bir çerçeve oluşturdu.

14 Mart Cuma
Bulutların Üstünde / Yeraltı Performansı

Bu performansı, suyu odağına almasa da, hem bir hikâye yaratım atölyesinde kolektif şekilde üretilen bir metne dayandığı hem de spekülatif bir anlatı dünyasına sahip olduğu için programımıza dâhil etmek istemiştim. Katılım zorunlu değildi ama gruptaki birçok kişinin ilgisini çekti ve hep birlikte izlemeye gittik. (Araştırma grubumuzla göbek bağı olduğunu düşündüğüm bu performansın yaratıcıları ile Mayıs ayında ayrıca buluştuk ve kendilerinden performansın metnini yaratma deneyimlerini dinledik.)

15 Mart Cumartesi
Ali’nin Tabiatı Gösterimi ve Söyleşi (Ezgi Hamzaçebi, Levent Çetin, Çimen Günay Erkol)

Balıkların kutsal sayıldığı ve öldükten sonra kefene sarılıp dualar eşliğinde balıklar için yapılmış mezarlığa gömüldüğü bir geleneğin son temsilcileri olan Ali ile Meryem’in hikâyesine odaklanan filmin gösteriminin ardından, filmin yönetmeni Levent Çetin, akademisyen Çimen Günay Erkol ve ben bir söyleşi3 gerçekleştirdik. Söyleşide geleneksel olanın içinde başka türlü var olma ve eyleme biçimlerini ele aldık. Levent Çetin, Alevi kültüründe insan merkezci olmayan pratiklere ve kutsal ekoloji kavramına değindi. Çimen Günay Erkol filmi eleştirel erkeklik çalışmaları bağlamında değerlendirirken, ben de ekoloji ve toplumsal cinsiyet ilişkisine dair gözlemlerimi ve sorularımı paylaştım. İzleyicilerden ise filmin insan merkezci bakıştan çıkmayı ne ölçüde başardığına ilişkin sorular geldi.

18 Mart Salı
İkinci Buluşma

Bu buluşmada, birkaç gruba ayrılarak bu tarihe kadar yaptığımız etkinliklerde öne çıkan tartışma konularını ele aldık. Buluşmalara dair izlenimlerimizden aklımıza takılan sorulara ve daha çok araştırma ihtiyacı duyduğumuz konulara uzanan “sindirim” niteliğinde bir sohbet gerçekleştirdik. Daha sonra gruplar bir araya geldi ve her bir etkinlik için, tartışmalarımızdan yola çıkarak oluşturduğumuz anahtar kelimeleri derledik.

22 Mart Dünya Su Günü Paneli, 19 Mart’ta Ekrem İmamoğlu'nun gözaltına alınmasının ardından başlayan protestolar nedeniyle iptal edildi.

19 Mart’ı takip eden günlerde, sürecin ilerleyip ilerleyemeyeceğine dair hiçbir fikrim yoktu. Ben Mart’ın son haftasını ailevi sağlık sorunları nedeniyle hastanede geçirdiğim için, 25 Mart’ta Karga’da gerçekleşen ve hep birlikte gideriz diye hayal ettiğim, İlyas Odman’ın Yolluk performansına gidemedim ne yazık ki. Ama giden arkadaşlar oldukça etkileyici olduğunu söylediler.

19 Nisan Cumartesi
Eda Şarman ile Su Ejderhası Sergi Turu ve “İstanbul’un Su Mirası Turu”

18 Mart’taki buluşmamızdan bir ay sonra tekrar bir araya gelebildik. Önce, araştırma grubu katılımcılarından Eda Şarman’ın Non.Sight’ta gerçekleşen kişisel sergisini, sanatçının rehberliğinde gezdik. Ardından Hrant Dink Vakfı’nın hayata geçirdiği “KarDes: Çokkültürlü Hafıza Turları Rehberi” mobil uygulamasında yer alan sesli rehber ile Zeyrek Sarnıcı’ndan Çinili Hamam’a, Valens Su Kemeri’nden Ayşe Sultan Çeşmesi’ne, İstanbul tulumbacılarından su taşıyıcılarına, İstanbul’un hafızasında yer etmiş su yapılarını ziyaret ettik.

20 Nisan Pazar
Serkan Aka Atölye Ziyareti

Hurda ve buluntu nesnelerle ses odaklı işler üreten Serkan Aka’nın atölyesini ziyaret ettik. Serkan Aka’nın işlerini spekülatif kurgu ile ilişkili görmemin nedeni, onun nesnelere kendi yaşantıları ve hikâyeleri olan varlıklar olarak yaklaşıyor olmasıydı. Bu atölye ziyaretinde, önce Serkan ile kendi pratiği üzerine sohbet ettik. Bize hurdalarla ilişkisinin ne zaman ve nasıl başladığını, zanaatı/sanatı ile nasıl ilişkilendiğini anlattı. Sonra da bize atölyesindeki işleri ve ardındaki mekanizmaları gösterdi.

11 Mayıs Pazar
Bulutların Üstünde / Yeraltı Ekibi ile Sohbet

Performansın yaratıcıları ile Salt Galata’da buluştuk. Biz onlarla, performanstaki anlatılara dair ne düşündüğümüzü paylaştık; onlar bizimle bu anlatıları nasıl vücuda getirdiklerini. Değindiği meseleler ve anlatım biçimiyle hayal gücümüzü gıdıklayan bu performansı da ekibini de çok sevdik.

10 Haziran Salı
Üretim Süreci

Artık beslenebileceğimiz atölye ve etkinlikleri bitirmemiz ve Mart’tan Haziran’a kadar heybemize doldurduklarımızla neler yapacağımıza karar vermemiz gerekiyordu. Yazın gelişiyle İstanbul’da kimlerin kalacağı ve ne sıklıkla bir araya gelebileceğimiz de meçhuldü. Bir yerlere dağılmadan, yaz mevsimini nasıl geçireceğimize dair bir toplantı yaptık. Gelebilenler ile Salt Galata’da buluştuk. Bazı arkadaşlarımız da çevrimiçi olarak katıldı. Bu toplantıda herkes, bireysel olarak yazacakları metinler için akıllarında ne gibi fikirler olduğunu anlattı. Bu toplantıda şöyle kararlar alındı:

  1. Haziran sonuna kadar herkes “Yayın İçin Fikirler” dosyasına, üretmek istediği metnin/görselin temasını birkaç cümleyle ekleyecek. Benzer fikirleri olanlar, ikili-üçlü gruplar hâlinde birlikte de çalışabilir.
  2. Haziran sonuna kadar herkes Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı4 adlı kitaptan istediği bir varlığı seçecek, “Yaratığımız” başlıklı dosyaya seçtiği varlığın adını ve sayfa numarasını yazacak. Daha sonra her birimizin seçtiği varlığın bir uzvunu alıp kolaj yapacağız ve grubumuzu temsilen kendi özgün yaratığımızı oluşturacağız. Kolajı yapmak için Özge ve Gökçe destek olabileceklerini söylediler. Ortaya çıkan yaratığı Songül 3D print olarak modelleyip basacak. Yaratığımızı, stop-motion videomuzun ana karakteri olarak kullanacağız.
  3. Temmuz sonuna kadar herkes kendi üretimini yapacak. Metin, görsel, fotoğraf, video vb. her şey olabilir. Temmuz ayı içinde en az iki kere çevrimiçi olarak buluşacağız ve üretimlerimiz ile ilgili birbirimizi güncelleyeceğiz. Temmuz sonunda herkes üretimini, “Üretimler” başlıklı klasöre yükleyecek. Her bir üretimi inceleyip aralarındaki ortak imgelerin, duygulanımların ve kavramların bir haritasını çıkaracağız. Bu haritayı web sitesine ne şekilde yerleştireceğimizi daha sonra konuşacağız. Bu konuda Songül yardımcı olabileceğini söyledi. Bu üretimlerde yer alan manzaralar/imgeler, aynı zamanda stop-motion videomuzda, yarattığımız karakterin yolculuk edeceği diyarlar için kaynağımız olacak. Yaratığın ortaya çıkıp modellenerek basılmasını da Temmuz sonuna kadar bitirmiş olmalıyız. Ayrıca her birimiz, birbirimizin üretimlerini inceledikten sonra, istediğimiz herhangi bir üretimdeki duyguyu/ifadeyi/imgeyi kendi üretimimize teyellemeye çalışacağız. Böylece üreteceğimiz şeyler birbirine ipliklerle bağlı adacıklar gibi olacak. Üretimlerimizin birbirine teyellenme biçimini de görselleştirmeye çalışacağız.
  4. Ağustos sonuna kadar, stop-motion süreci: Bu videonun üretimi Ağustos’ta başlayabilecek. Videoda yaratığımızın, ürettiğimiz dünyalardaki yolculuğunu göstermeye çalışacağız. Videoya, yazdığımız metinlerin belirli kısımlarını seslendirdiğimiz, çok sesli bir koro eşlik edecek. Ayrıca Serkan Aka’dan bu video için enstrümanlarını kullanarak bir müzik yapmasını rica edeceğiz. Stop-motion videoyu Özge ve Gökçe birlikte yapabileceklerini söylediler ama elbette videonun fikrini, sahnelerini hep birlikte hayal edip kurgulayacağız. Videonun detaylarını konuşmak için Ağustos ayı içinde en az üç kere çevrimiçi buluşmamız iyi olur. Bunun dışında, herkes Ağustos sonuna kadar kendi üretimini de son hâline getirecek ve web sitesine nasıl bir tasarım ile aktarılacağı konusunda, bu işle ilgilenecek kişilere taleplerimizi ileteceğiz. Sonrasında iş bizden çıkıyor. Editöryel süreç ve web sitesinin tasarım süreci başlıyor 🥳

3 Temmuz Perşembe
Yaratık Tasarlama

Bu toplantıda, Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar kitabından seçtiğimiz varlıkların hangi uzuvlarını kullanmak istediğimizi konuştuk. Kitaptaki görsellerin hepsi çok net ve/ya ayrıntılı değildi. Bu nedenle, Eda her bir varlığa dair kitap dışında ulaştığı görselleri “Yaratığımız” dosyasına ekledi.

Hibrit yaratığımızı üç farklı mecrada üretmeye karar verdik. Songül ile 3D bir maket/heykel, Gülsüm ile seramik, Eda ile giyilebilir bir kostüm ve/ya dijital ortamda bir kolaj fikirleri konuşuldu.

Üretim aşamasını da birlikte deneyimleyelim dedik. Temmuz ve Ağustos aylarında İstanbul’da olanlarla, Gülsüm ve Songül’ün Kadıköy’de yer alan atölyelerine giderek üretime başlayabiliriz diye konuştuk. Temmuz’un son haftası ve Ağustos başında Salt’ta birer günlük atölyeler yapıp yaratığa hep birlikte hayat vermeye karar verdik.

Aynı zamanda, Temmuz sonunda metinleri tamamlamayı, 7 Ağustos’a kadar herkesin birbirinin metnini okuyup aradaki ortaklıklara dair notlar almasını, 7-14 Ağustos haftasında çevrimiçi bir buluşma yapıp hem bu ortaklıkları çeşitli imgeler, duygular, kavramlar odağında birbirine örmeyi hem de videomuzun kurgusunu konuşmayı kararlaştırdık.

27 Temmuz Pazar
Gülsüm Aküzüm ile Seramik Atölyesi

Kararlaştırdığımız gibi, Gülsüm’ün rehberliğinde Salt Galata’da yaratığımızın uzuvlarını yaratmak için bir atölye düzenledik. Ben İstanbul’da olmadığım için maalesef bu atölyeye katılamadım ama arkadaşlarımın paylaştığı fotoğraflardan da göreceğiniz üzere, birkaç saat içinde inanılmaz şeyler ortaya çıkarmışlar.

1 Ağustos Cuma
Songül Girgin ile 3D Heykel Boyama

Bu buluşmadan önce, Songül ve partneri Aşan bizim onlara gönderdiğimiz yaratık uzuvlarını kullanarak 3D bir heykel modelleyip baskısını almışlardı. Songül’ün atölyesinde buluşup yaratığımızı hep birlikte boyadık. Ayrıca atölyeye gitmeden önce, birkaçımız Kadıköy’de cuma pazarına gidip, kostüm dikim atölyemizde kullanmak üzere bir sürü kumaş satın aldık.

23 Ağustos Cumartesi
Metinler Üzerine Sohbet

Bu toplantıdan önce herkes birbirinin metnini okudu. Toplantıda, metinler arasındaki ortak imge, fikir ve duygulanımları konuşmaya başladık. “Metinlerin Örgüsü” adını verdiğimiz bir dokümanda herkes metinleri bağladığını düşündüğü şeyleri yazdı. Bunlardan hangilerini kimin yazdığını ve hangilerinin hangi metinler için yazıldığını özellikle belirtmiyorum. Kolektif duygulanımımızın tezahürleri:

  • Kuşaklar arası kadınların hikâyelerini dinlemek, öğrenmek, anlatmak
  • Hatırlama ve anlatmanın etiği
  • Hafızanın, hakikatin, adaletin mekânı/imgesi olarak su
  • Bireysel ve kolektif hafızanın taşıyıcısı olarak su
  • Kutsallıkla kurulan ilişki, inancın peşine düşmek
  • Rüyaların hakikat ile ilişkisi
  • Dilek, adak, kurban, alma-verme dengesi, hakkaniyet
  • Yaşamın sürekliliği, döngü, ritüel
  • Dikiş, dokuma, çizgiler
  • Su ve ağaç kültleri
  • Hafızanın parçalılığı ve kırılganlığı
  • Tanıklık ve hafıza
  • Hafızaya sahip çıkmak, yitirmemek için verilen çaba, hatırlamak için verilen çaba, unutmamak için verilen çaba, direnen hafıza
  • “Unutulanı anmak”; unutulan nasıl anılır? Parçaları bir araya getirmek, iz sürmek, biriktirmek, kayıt altına almak
  • Suyun uğradığı yıkımın, halkların ve hafızanın yıkımı ile ilişkisi
  • Susuzluğun yıkıcılığı
  • Susuzluk/susamışlık ve hafızasızlaştırılmanın arasındaki ilintiler, çalınan su/çalınan hafıza, suyun yitimi/ hafızanın yitimi
  • Kendi ritüelini bulmak, ritüellerin peşinden gitmek, ritüellerin hafıza için önemi
  • Başka/öteki kutsallıklar
  • Bir yere aitlik, ait olunan yerden sökülmek, koparılmak, sürülmek, oradan oraya sürülenler, evin yitirilişi
  • Hayatları boyunca evini arayanlar, hiçbir yerde evini bulamayanlar
  • Sürülünen yerde tutunmak veya tutunamamak
  • Ait olunan yere dönüş, “merkeze dönmek” ya da dağılmak
  • Yön bulmak
  • Yıkım karşısında hayatta kalmak ve direniş
  • Kuruyan, yanan ağacın yeşermesi, kuru dalın filizlenişi, umut ve direniş
  • Yuva arayan olarak dünyalılar
  • Devranın dönmesi, dolabın dönüşü, spiral
  • Direngeç-lik, yaşam döngüsüne bağlanma ritüelleri
  • Yaratık: güvenilecek, sığınılacak varlık
  • Belleğin yitimi, parçalanması
  • Başlangıç, hafıza, yuva
  • Tekinsiz, belirsiz, geçici, mutlak olanın dışındaki muğlak
  • Direngen/akışkan olmak, varkalmak, dünyalar-yapmak
  • Karacı bir coğrafyada suyun umutla ilişkisi
  • Diyalektik, mücadele, etik
  • Yeni ama tanıdık bir evren arayışı
  • Yeni dünyalar, şu anın ötesinin tahayyülü, her şeyin ardında olanın, gelişenin, büyüyenin merakıyla suyun hatırlattıkları
  • Kolektife dâhil olma biçimlerimiz, iç sesimize ulaşma, iç sesimizi gürleştirme egzersizleri
  • Umudun devamlılığını sağlayan kökler, gelenekler, inançlar, ritüeller; doğaya ve döngüye saygılı inançların varlıkları kendi değerleriyle yoğurması
  • Kadim bilgelik, feminist ekoloji ve kutsal ekolojinin kesişen dalları; anne-kız ilişkisinin köklenmeye, köklere dönüşe katkıları
  • Koruma ve kollama nereden geliyordu? Kimden öğreniyorduk?
  • Kutsallık atfettiğimiz her şeyin hakikati ile karşılaştığımızda takındığımız tavır aynı mıydı?
  • Suyun kayıt tutma yeteneği ayrımcı değildir, kapsayıcıdır. Her zaman hoşlukları, iyiyi, düzenin gidişatını kaydetmez; acıları, tuz basılamayan yaraları, yarıkları, suda çözülemeyen çözeltileri, tutsaklığı da hapseder. Kederli ve hapsolmuş bedenler üzerinden yaratılan mitler ne kadar mitse suyun kayıtları da o kadar akışkandır.
  • İnsanbiçimci gayret asla kadere, oluşa meftun değildir. Kendi düzenini doğaya rağmen dayatmaya çalışır. Çabalarının boşa olduğunu göremeyecek kadar körleşse de vazgeçmez. Vazgeçmeyişi kendi hayatını da dönüştürür, onu da fark etmez. Suyun belleği unutmaya tavırlıdır. Bakış açıları yeniden düzenlenmelidir. Yolumuz bize “yeni ama aslında çok eski bir düzen gereklidir”i fısıldayanlarladır…

14 Eylül Pazar
Eda Şarman ile Maske Dikim Atölyesi

Bu buluşmada kumaşlarla çalışmaya başladık. İlk saatimiz, ne dikeceğimiz ve kumaşları videoda nasıl kullanacağımız üzerine kafa yormakla geçti. Bence oldukça verimli ve keyifli bir birlikte düşünme süreciydi. Kumaşlarla maskeler dikmeye karar verdik. Bu buluşmada maskeleri tasarlamaya başladık ama hepsi bitmedi. Herkes kendi metninden yola çıkarak ve eldeki kumaşlarla bir şeyler hayal etmeye başladı. Ayrıca video çekim günümüzü ve akışı planladık. Video çekim gününe kadar herkesin yapması gerekenleri şöyle ifade etmişim:

  • Herkes kendi metninden okumak istediği, 30 saniye sürecek fragmanlar seçecek. Bunları hep birlikte kolaj bir metin hâline getireceğiz.
  • Maskeler tamamlanacak. (Bunun için ayrı bir buluşma yok. Eda’dan destek alarak onun atölyesinde ve/ya evlerimizde kendi başımıza çalışabiliriz.)
  • Videoda, önce herkesin kendi metninden seçtiği kısmı okuduğu, anlaşılır sesler duyacağız. Videonun sonunda yer vermek üzere, kolaj metni her birimiz 2-3 saniye aralıklarla peş peşe okuyacağız. Böylece her bir kişi eklendiğinde sesler kakofoniye dönecek. Videonun sonunda görseller de daha karmaşıklaşmaya, iç içe geçmeye ve/ya hızlanmaya başlayacak ve video iyice yükselmiş bir tansiyon ile aniden bitecek.

12 Ekim Pazar
Video Çekim Günü

14 Eylül’de öyle bir akış oluşturmuşuz ki 12 Ekim’de buluştuğumuzda, ne tasarladıysak çok hızlı bir şekilde hayata geçirdik.

Salt Galata’daki Atölye IV’te uzun bir masa etrafında toplandık. Masanın üzerinde kumaş parçaları, diktiğimiz maskeler, araştırma grubumuzun ilk buluşmasına referansla getirmek istediğimiz notlar, kitaplar, defterler, nesneler bulunuyordu. Diktiğimiz maskeler kafalarımızda, tek tek masaya oturduk. Biz masadaki nesnelerle oynarken, fotoğraf ve video için bize destek olan arkadaşımız Metean Bars yakın plan çekimler yaptı. Bir kamera da genel plan için sabit duruyordu. Ayrıca videoda herkes kendi yazdığı metinden seçtiği 30 saniyelik kısmı seslendireceği için, her birimizin ayrı ayrı çekimleri yapıldı.

26 Ekim Pazar
Ses Kayıt Günü

Bu buluşmada, önce çekim günü gelemeyen arkadaşların 30 saniyelik maskeli çekimleri yapıldı. Ardından herkesin kendi metninden seçtiği kısımları okuduğu ses kayıtları aldık. Ayrıca ben herkesin metninden seçtiğim kısımlarla kolaj bir metin yapmıştım. Bunu da hep birlikte okuduğumuz kayıtlar aldık.

21-25 Kasım
Video Kurgu Buluşması

Videomuzun kurgusunu, araştırma grubundan arkadaşlarımız Eda Şarman ile Hazar Çavaş üstlendi. Metean Bars’ın desteğiyle, Salt Galata’da iki ayrı buluşmada kurguyu tamamladılar.

Aralık
Video Ses Kurgusu

Videodaki müziğin bestesi ve ses kayıtlarımızın kurgusu için müzisyen Fuat Çağlar Aytan destek oldu.

Böylece “Spekülatif Kurgular” araştırma grubumuz, Mart’tan Aralık’a dek gerçekleştirdiğimiz atölye ve buluşmaların yanı sıra 13 ayrı metin, kumaştan maskeler, iki adet hibrit yaratık ve kolektif emeğin ürünü deneysel bir video ortaya çıkarmış oldu. Bir sürecin “çıktılarını” görmek elbette çok güzel ama benim için çok daha anlamlı olan, tüm bu süreci emekle, ilmek ilmek birlikte dokumaktı.

***

Katılımcılar: Berna Akdeniz, Gülsüm Aküzüm, Pınar Aygün, Nesrin S. Brown, Özge Can, Meliha Coşkun, Hazar Çavaş, Merve Duran, Songül Girgin, Nihan Somay, Gizem Sözen, Eda Şarman, Gökçe Tanrıkulu
İngilizce Çeviri: Öznur Karakaş

1 Tiffany Watt Smith, Duygular Sözlüğü, çev. Hale Şirin, İstanbul: Kolektif Kitap, 2018.
2 Konuşmanın kaydına Salt’ın YouTube kanalından erişilebilir. Erişim tarihi: 27.04.2026, www.youtube.com.
3 Söyleşinin kaydına Salt’ın YouTube kanalından erişilebilir. Erişim tarihi: 27.04.2026, www.youtube.com.
4 Caspar Henderson, Hayal Bile Edemeyeceğimiz Varlıklar Kitabı, çev. Deniz Keskin, İstanbul: Metis, 2020.